Fiba Grubu, 40. yılına yaklaşırken kültür sanat alanında yeni bir projeyi hayata geçiriyor. Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say’ın sanat yönetmenliğinde kurulan Özyeğin Filarmoni Orkestrası, ilk konserini 9 Kasım 2026’da İstanbul’da verecek. Proje kapsamında klasik müziğin daha geniş kitlelere ulaştırılması ve genç müzisyenlerin profesyonel gelişimlerinin desteklenmesi amaçlanıyor.
Fiba Grubu Kurucu ve Onursal Başkanı Hüsnü Özyeğin’in öncülüğünde kurulan Özyeğin Filarmoni, yalnızca konserler düzenleyen bir orkestra olmanın ötesinde, eğitim ve sanat üretimini bir araya getiren uzun soluklu bir kültür sanat girişimi olarak tasarlandı. Hüsnü Özyeğin Vakfı ve Özyeğin Üniversitesi ile iş birliği içinde yürütülecek çalışmalarla, nitelikli müzik performanslarının Türkiye genelinde daha fazla dinleyiciyle buluşturulması hedefleniyor.
İLK KONSER 9 KASIM’DA
Özyeğin Filarmoni Orkestrası, ilk kez 9 Kasım 2026’da İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda sahne alacak. Lansman konserinde orkestrayı uluslararası alanda tanınan şef Tianyi Lu yönetecek. Fazıl Say da konserde solist olarak dinleyicilerin karşısına çıkacak.
Orkestranın sanat yönetmenliğini üstlenen Fazıl Say, projeyle Türkiye’den uluslararası sahnelere uzanan bir müzik yapısı oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. Say, orkestranın kendine özgü yorumuyla öne çıkmasını ve dinleyiciler tarafından merakla takip edilen topluluklardan biri hâline gelmesini istediklerini ifade etti.
Deneyimli sanatçılarla genç müzisyenleri aynı sahnede buluşturmanın önemine dikkat çeken Say, genç profesyonellerin kariyerlerini geliştirmelerine katkı sağlayacak bir orkestra akademisi anlayışını benimsediklerini aktardı.
Fazıl Say şunları söyledi:
“Özyeğin Filarmoni Orkestrası ile hedefimiz, ‘Türkiye’den dünyaya bir ses’ olmak; özgün yorumlarıyla merak edilen, konserleri heyecanla beklenen bir orkestra oluşturmak. Sanat Yönetmeni olarak benim için en değerli şey, genç müzisyenlerimizin, deneyimli ustalarımızın, şef ve solistlerimizin dayanışma içinde aynı tutkuyu paylaşması. Çünkü iyi bir orkestra, yetenek kadar birlikte üretmeye ve tek yürek olmaya dayanır. Profesyonel düzeydeki gençlerimizin enerjisini ustalarımızın birikimiyle buluştururken, onların gelişimini ve kariyerlerini destekleyen bir orkestra akademisi anlayışını benimsiyoruz.
Türkiye ve Avrupa turneleriyle sesimizi duyurmayı, Türk bestecilerine ayıracağımız ilk albümümüzle kalıcı bir iz bırakmayı hayal ediyoruz. Özyeğin Üniversitesi’ndeki konserler, açık provalar ve söyleşilerle de müziği kampüs yaşamının parçası hâline getirmek istiyoruz. Bize bu olanakları sağlayan Hüsnü Özyeğin’e şükran duyuyorum. Değişen dünyada, güzel müzik için bir araya gelen bu ailenin hem müzisyenlere hem dinleyicilere umut olacağına inanıyorum. Bu heyecan dolu projelerimizle her ay buluşmak üzere.”